19 Nisan 2018

Özellikle bu hafta sinirlerim epey bozuk.. Olmadık şeyler bulup aşırı gülmeler, sinirden ağlamalar.. Var.. 

Yaşa saygı dedim bayağılıklarına karşı bile.. Bende düşünmeden konuşmayı severim mesela; herkesin var hoş olmayan yanları sonuçta.. 

Sinir oldum sustum, sinir oldum yuttum, sinir oldum bir kısmına şahit olanlar oldu ve sesimi çıkarmaya başladım.. Ama duymazdan gelmeyi bi başaramadım; iki gün sonra unuttum, kişi kendi gibi bilir ya karşısındakini, unuttum işte. Ama hep unuturum ki ben.. Sağlıklı olanı da unutmak bence.. 

2 Nisan 2018

Bu Nisan çok başka olacak, ben inandım.. 

Akşam vakti gittiğim konserde bi aydığımı hissettim. Eve gidene kadar herzamanki gibi aldığım ses kaydının Yunus olan kısmını sürekli dinledim bu sefer. Evet, o sevgili Yunus Emre.. 

Olanlara ben hep hayran, hep özenir, ve hep derim: Bende aşık olabilsem, inanıyorum bende aşık olucam; öylesine ulvi... Belki bi Yunus gibi belki Veysel.. 

Yüreğim yandığında derim: Gel gör beni aşk neyledi, derde griftar eyledi.. Tabi yürek yakan genelde aşk değil arzu, haliyle..

02.01.2018 ???

Uzaktan yakından resim yapan, müzik aleti çalabilen veya başka sanat eserleri ortaya çıkartan insanların daha duyarlı olduklarını düşünürdüm. Saygım fazla yine de onlara. Üst üste gelebilir yaşanmışlıklar bu sadece o kişileri bağlar genelleme yapamam lakin bir düşünürüm.

17.12.2017 ???

   Algıladığı kadar anlamlandırır ‘insansı’ yaşadıklarını. Duygusal ve mantıksal algılarımızı dengede tutamazsak anlamlandırmadaki zorluklarımız / yanılgılarımız kaçınılmazdır. Her can kendine özel donanımlara sahip. Bazıları farkındadır donanımlarının, iyi veya kötü şekilde geliştirmiştir/ geliştiredırur donanımlarını. Tesadüflere bu konuda inanmıyorum zira kendi isteği ile seçer ‘insansı’ yolunu. Bazıları farkında bile değildir donanımlarının... Eline attığı her şey oluverir, ya da alt/üst oluverir. Yüklediği anlama, beklentilerine göre...

Söylediklerinle sınırlı değilsin biliyorum?

Konuştuklarından/ söylediklerinden ibaret değildir karşımızdaki.Ya paylaşmadıkları? Paylaşmaya zaman bulamadığı, yeri gelmediği için uzaktan/ yakından bahsetmediği kim bilir neleri var kendine özel? Bir insan hangi yaşta olursa olsun yürüdüğü yolun uzunluğu kadar mıdır yorgunluğu? Kim bilir ne şekilde algılamıştır hayatın ona sunduklarını? Bizim yorgunluk dediğimizi kim bilir o ne algılamıştır? 

??01.12.2017??

Dervişin fikri ne ise zikri o oluyor. Aradan ne kadar yıl ve bu yılların içinde ne değişik süreçler geçerse geçsin....Çocukken aldıkların, gördüklerin değişmiyor sadece dallanıp budaklanıyor/ gelişiyor zaman içinde. O da sen istediğin için, istediğin kadar....

25 Kasım 2017

Antalya ve Adanadan oluşan ne hoş Akdeniz tatili oldu öyle.. 

Plansız, programsız hatta zamansız.. 

İlginç olan asıl şu ki: Akdenizdeki ilk gecem yan flüt ve gitar eşliğindeydi, son gecemse senfoni.. Benim için çok özel kişilerle.. 

Seviyorum hayatın matematiğini.. Sanırım ya gerçekten sevidiğim ya da dikkat etmeye çalıştığım için çok burun buruna geliyorum bu matematikle.. 

21 Kasım 2017

Baktığın pencere ne kadar önemli..

Ne manzaralar...

Tamam kabul manzarada İzmir Sahilevlerinin üzerine yok.. 

Ama, baraj gölü manzarası da hiç yabana atılmaz.. Hele ortasında elle yapım Sevgi Adası varsa.. 

Düşünsene bir manzarası olan şu evlerin birinde oturuyoruz.. Sabah uyandığımızda, akşam birşeyler içerken; hatta kışın yağmuru vururken cama, yazın cehennem sıcağında manzaraya bakıp dalıp dalıp gideriz.. 

Neden olmasın..

 

HEP DAHA İLERİ....

    Nereden geldi aklıma demeyeceğim. Zaman zaman gelir aklıma. Daha gidecek çok yolum var, o yollarda dokunacağım / ışık olacağım yürekler var diye düşünürüm aklıma her gelişinde. Tam gaz devam etmek istememe bu gücü kendimde görmeme rağmen atıl olmak rahatsız etse de DAHA DOKUNACIĞIM YÜREKLER VAR bunu hissediyorum...

     1990 nın Haziranı ve o kadar merakla, sevgiyle beklediğim can parçamla kavuştuğum gün...

Abone ol