19 Ekim 2017

Farkındayım.. 

Neyi neden yaptığının.. 

Farkındayım.. 

Ağzından çıkan her kelimenin ana nedenini.. 

Farkındayım.. 

Sanırım senin ve çevrendekilerden daha çok farkındayım.. 

 

Susuyorum.. 

Aslında yapmam gereken doğruyu bilmediğimden.. 

Susuyorum.. 

Çenem açıldığında bana duyacağın korkudan, ve o korkuyla yapacağın şeylerden zarar görmek istemediğimden.. 

Susuyorum.. 

 

16 Ekim 2017

Güneş çekildi mi enerji de çekiliyor benden.. 

Bir an önce hadi uyuyalım, yarın olsun, güneşi görelim çabası.. 

Aklıma gelir; havalar soğur herkes kapanıp daha çok çalışır, bendeyse yorgunluk ve uyku hali.. 

Geceler uzamaya başlayınca korkuyorum ya; hep bu sebepten..

Birşey bulmalı, birşey yapmalı.. 

Deneme.. Deneme.. 

Bakalım, elbet çözüm olmalı.. 

Ama bu sefer oldu galiba; buldum ve kendimi çook mutlu hissediyorum.. 

Ortalama bir günümün sondaki bir iki saatini alıp başa ekledim.. 

BİZ FARKINA VARABİLDİK Mİ?

    Sezsiz sedasız herkes uyurken yola koyulan neferler. Kimsenin/ kimselerin  haydi kalkın gidin demesiyle değildi yola koyulmaları, menfaatleri için hiç değil hem de. Ana olmanın / kadın olmanın farkındalardı ki, o yola koyulanlar.

   ...

Bireysel beklenti ve menfaatleri olduğunu düşünmemin sebeblerinden biri şu ki. Oraya gidenlerin çoğunun resmi nikahları varmıştır zaten. Basitce düşünselerdi, günü kurtarmak için olsaydı ne işleri vardı yollarda?

    Amaçları neydi??

7 Ekim 2017

Yaklaşık bir senenin sonunda Damlişkonun eseri, gördüğüm en güzel ejderha çerçevesine kavuştu.. 

O ebattaki çerçeve eski yerinde kazulet gibi durdu.. Beyazların olduğu tarafa bari alayım, hem daha sık gözüme ilişir demişken orantısız olduğu için boşta kalan çiviyi denedim. Tabi orantısız ama ejderham her daim başımın üstünde burnu beni gösterir oldu. 

Güzel enerji çok başka birşey.. Bir bakmışın dokuz yaş resminde, bir bakmışın orantısız bir çivide.. Ama galiba sonunda karar verilip alınan çerçeve sayesinde..

? Bazen seyirci, bazen figüran?

   Olgunlaşma hep mi zahmetli/ zor sürecin hatta süreçlerin ardından gizlidir? Ya da benim gözlemlerim mi bu yönde ?

      O kadar büyük gelir ki süreç içinde yaşananlar. Gerçeği hissetmek değil gözlerinle gördüğün halde susarsın. Çok sevsende, yaradandan daha çok sevemessin tövbe haşa yaratılanı, onun sınavı sanırım dersin. Senden yardım istemediği sürece sanki SANKİ için biraz daha rahattır. Çaktırmadan, daha doğrusu kimseyle paylaşmadan umarım yanılmışımdır deyip yanılmayı beklersin...

'HUZUR' , bulduğun yerdedir... ??

 

      Okuduğun kitap hızur verir bazen, bazen aldığın hediye değil  hediyenin sunuş şekli sevindirir (tabi önemlidir aldığın can), bazen hiç ummadığın bir sohbetin sonunda duyduğun doygunluk, bazen doğayı seyrederken gözlerinle gördüğün yeşilin tonlarında, kulağına gelen kuş, böcek sesleri, hatta arı vızıltısı huzur verir. Dünya meşakkati içinde boğuşmayı bir kenara bırakıp oradaysan ? tabi.  Sonra mı? Şükür edersin, nefes aldığına, alabildiğine.. Herkezin şükürü farklıdır, orası kesin...

   ...    

23 Eylül 2017

Olmayınca olmuyor.. 

Lida bu aralar blokajlarını düşünüyor.. Farkediyor ki kendi kendini o kadar engelliyor ki.. Bu durum onu artçı artçı üzdü ve artık yorgunluğunu bastıramıyor..

Evet Tanrı ona yardım ediyor; fakat galiba o Tanrının yardımlarını bile engelliyor. Bu kanıya nerden mi geldi? -Çünkü canı yanıyor. Tanrı canının yanmasına göz yumuyor, demekki öğrenmesini istediği bişey var.. 

Abone ol