Paylaşmak, tat verenlerden olmak ???

    Tad verenler oldukça etrafımızda “ tat alanlar” çok olsada katlanılabilir sanırım hayat. Günlük koşuşturma sırasında anlayamayız, her yüzümüze güleni dost bilip devam ederiz ederizde, ne zaman bizden duyduğu/ gördüğü “ benim hiç ilgim yok bunlarla” dediği davranışları sana öğretmeye kalktı mı!!!! İşte tam orda flim kopar. Yapıştırırsın filmi, başa sararsın takılmdan devam eder mi diye? çık nafile. Potlar arka arkaya gelir, kopan flimin üstüne.

Tek taraflı ne ola???

     Sadece bir ışık görmüşsündür yüzde, belki gözde. Sonra sözleri içten gelmiştir illla yüreğine işleyecek türden konuşmasına gerek yok ki. Ağzından çıkan her söz sanki kalbiyle tastikli gibi geliverir, ya da sen öyle görmek istersin? Ne olaki çıkarın? Ya da illa bir çıkar mı gerekir iletişimi önce başlatıp sonra yıllandırmak için?

25 Ekim 2017

Yağmur yıkamaz beni, arındırmaz.. 

Bulutların göz yaşları derim ben, belki de bu yüzden her damla ağırlık olur bana.. 

Güneşi bol diyipte geldiğim şehirin yağmuru da şiddetli çıktı. Problem mi? -Hayır, ama alt yapı sorunu şehrin her yerindeyse problem.. 

Her zorluğun, sıkıntının sonu bi güzellik ya; işte:

Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üç, dört derken.. Dördüncü senemde geldi aklıma..

21 Ekim 2016

Kullandığın renkler, sözcükler özünü gösterir ya; herkesinki bi farklı.. 

Ben en rahat yazarım, genelde istemsiz kafiyeli.. Bazıları harbiden yürekten cımbızlı.. 

Nice ezbere şiir okuyanlar, nice şair muhabbeti yapanlar, nice şunu bilir misin diye bana soranlar.. Diyorum utanarak; benim şiirlerle aram yok. Görüyorum gözlerinden; hayal kırıklığı.. 

19 Ekim 2017

İnsandan insana neler bulaşır.. 

Bırak bulaşsın, güzel insanları seç ki bulaşsın, iyilikler bulaşsın.. 

Bir kenara kaldırdığım minik minik köken inaçlara bulaştım.. Bulaştıranları Tanrı bereketlesin.. 

Bir şeyi duya duya algı oluşur ya.. 

"Çok mutluyum.." 

İlk duyduğumda evet yadırgadım.. Devamlı tekrarlanınca düşündüm bu çok mutluluk çağırma yöntemlerinden biri.. 

Evet, söyleye söyleye; hatta söylemesen bile duya duya çağırıyor, artıyor mu nee.. 

"Çook mutluyum.." 

Harbiden.. 

Tanrı bilerek karşılaştırıyor beni.. 

19 Ekim 2017

Farkındayım.. 

Neyi neden yaptığının.. 

Farkındayım.. 

Ağzından çıkan her kelimenin ana nedenini.. 

Farkındayım.. 

Sanırım senin ve çevrendekilerden daha çok farkındayım.. 

 

Susuyorum.. 

Aslında yapmam gereken doğruyu bilmediğimden.. 

Susuyorum.. 

Çenem açıldığında bana duyacağın korkudan, ve o korkuyla yapacağın şeylerden zarar görmek istemediğimden.. 

Susuyorum.. 

 

16 Ekim 2017

Güneş çekildi mi enerji de çekiliyor benden.. 

Bir an önce hadi uyuyalım, yarın olsun, güneşi görelim çabası.. 

Aklıma gelir; havalar soğur herkes kapanıp daha çok çalışır, bendeyse yorgunluk ve uyku hali.. 

Geceler uzamaya başlayınca korkuyorum ya; hep bu sebepten..

Birşey bulmalı, birşey yapmalı.. 

Deneme.. Deneme.. 

Bakalım, elbet çözüm olmalı.. 

Ama bu sefer oldu galiba; buldum ve kendimi çook mutlu hissediyorum.. 

Ortalama bir günümün sondaki bir iki saatini alıp başa ekledim.. 

BİZ FARKINA VARABİLDİK Mİ?

    Sezsiz sedasız herkes uyurken yola koyulan neferler. Kimsenin/ kimselerin  haydi kalkın gidin demesiyle değildi yola koyulmaları, menfaatleri için hiç değil hem de. Ana olmanın / kadın olmanın farkındalardı ki, o yola koyulanlar.

   ...

Bireysel beklenti ve menfaatleri olduğunu düşünmemin sebeblerinden biri şu ki. Oraya gidenlerin çoğunun resmi nikahları varmıştır zaten. Basitce düşünselerdi, günü kurtarmak için olsaydı ne işleri vardı yollarda?

    Amaçları neydi??

Abone ol