Ana içeriğe atla

31 Ağustos 2014

Ne kadar konuşursan o kadar açık verirsin.. Aha burda düşündüğümü yazdığım için verdim vereceğim açığı diye rahat rahat otobiyografi yazıyorum..
Her zorun bi kolaylığı her kolayın da bi çekilmezliği vardır ya. Hahh işte.. Dünya üzerinde her zorluğun üstesinden gelebilirim, aşırı zorlarda sallanmam normal amaa. Benim için sıkıntı kolaylarda.. Hatta o (her ne ise) kolay gurubunda bile göz ardı edilen bişey..
Geçen hafta Örende şu son dönem sıkıntım komşular arasında duyulmuş. Karşı komşu geldi konuşmak için, onların kızıda benim dönemden geçmiş, falan.. Biraz konuşunca ''Amaan ben daha büyük bi sorun var zannetmiştim, bu sorun bile değil ki, takıntılarını bırak ve harakete geç yeter.'' dedi. Her ne kadar benim bulunduğum yerden o büyük bi sorun olarak gözüksede inanırım, aslında yoktur bile..
''Bu kadar yazmışken onları da yaz, bir-iki örnek.'' dese de içimdeki ses .. Cıık, olmaz..  En söylemeye alıştığım sorunum; yüksek sesle bi yazıyı okumak.. Bak aslında iş bile değil ama benim için sorun..
Son dönemki stresimle yatıp-kalktığım için genelde ondan bahsediyor olabilirim. Ben ona sorun diyorum, başkaları süreç ama ben takıntılıymışım.. Bilemedim..

Etiketler