Ana içeriğe atla

22 Eylül 2014

Laann, bu duruma ne denir bilemedimki şimdi.
Beni siz delirttiniz mi?
Beni siz şişirdiniz mi?
Anlatım dilin çok iyi, ıq fazla, iyi dinleyici, çok mantıklı, sanata yatkın, özgüvenli, dürüst, çalışkan, yaratıcı.. Bana böyle şeyler söylemeyin ciddi olarak ters tepiyor!..
Hep sizden ötürü..

 

Erzurumdaki komşumuz Balıkesir'e gelince pek sevindim, psikiyatriste ihtiyacı olan herkesi de yönlendirdim. İstediğin an görüşülebilecek olması güven verici, sanki anında derde derman gibi..
Benim ilk gidişim (2011) 2. sınıftayken oldu. Anaa, derslere bi giriyorum; hiç ilgim yok, benden kopuk.. Rahatlamam, dikkatimi toplamam için bi ilaç tedavisine başlattı bir ay sonra çağırdı, bense iki hafta dayanabildim sonra bıraktım.
İkinci gidişim ise bu gün oldu, yaşadığımı-düşündüğümü-var olan planımı anlattım. Özellikle konuya özgüven eksikliğinden girdim, sürekli konuyu oraya getirdim ama kabul etmedi.

Sorun mükemmeliyetçilik imiş. "İyi de bu iyi bişey, beni kamçılamış oluyor." dedim. "Kontrollü olanı evet ama kontrolsüz olduğu zaman seni engeller." dedi.
Mükemmeliyetçiliğimin ayarını kaçırmamam için iki yöntemi aynı anda uygulamam gerekiyormuş. İlaç; prozac (O evde vardı bi ara, bizim Tarçın Bey'e içiriyorduk yola giderken sakinleşsin kusmasın diye.) ve Uygulama; otomatik düşünceleri inceleme formu tutmak (Aa bak bu çok saçma oldu, başkası üzerinde uyguluyordum ben bunu.)
Mükemmeliyetçi, ve kendini beğenmiş olmaktansa çuvaldızı da kendine batıran yapım sayesinde ne hâldeyim.
Benim gibi kişisel gelişimci çok bilgice bakma sen; dediğimi yap, yaptığımı görme bile!.

Bu arada; benim alt metinleri doğru bulmayıp düzeltenler var yaa sinirimi zorlasalar da ufkumu açıyorlar gibi gibi..